Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kişnetmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kişneme işini yaptırmak


kişneyebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kişneyebilmek işi


kişneyebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kişneme ihtimali veya imkânı bulunmak


kişneyiş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kişneme işi


kişniş

İlgili Kelimeler:

kişniş şekeri

Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran, 20-60 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum)

2. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu


Lisan : Farsça kişnīc

kişniş şekeri
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İçinde bir kişniş tanesi bulunan ufak şeker


kispet

İlgili Kelimeler:

kispet çıkarılması

Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon


Lisan : Arapça kisvet

kispet çıkarılması
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Yağlı güreşte yenilginin en kötüsü sayılan, kispetin hasım tarafından çekilip çıkarılması veya boydan boya yırtılması


kısrak
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Dişi at

Örnek:

1. Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı.

1. Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı.


kıssa

İlgili Kelimeler:

kıssadan hisse

Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Ders çıkarılması gereken anlatı, olay

Örnek:

1. Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi.

1. Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi.


Lisan : Arapça ḳiṣṣa

kıssadan hisse
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Anlatılan bir hikâyeden, olaydan alınacak ders


kıssadan hisse almak (veya çıkarmak)
Anlamı:

1. anlatılan bir hikâyeden, olaydan ders almak

Örnek:

1. O zaman diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer!

1. O zaman diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer!


kist
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ

2. tıp , tıp , tıp , tıp , İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle

3. hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül


Lisan : Fransızca kyste

kıstak
Anlamı:

1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, dil (I)


kıstas
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ölçüt

Örnek:

1. Dedektif romanlarında suçluyu ararken kullanılan bir kıstası burada da kullanabiliriz.

1. Dedektif romanlarında suçluyu ararken kullanılan bir kıstası burada da kullanabiliriz.


Lisan : Arapça ḳisṭās

Telaffuz : kısta:sı

kıstas almak (veya tutmak)
Anlamı:

1. ölçü olarak benimsemek


kıstırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kıstırabilmek işi


kıstırabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Kıstırma ihtimali bulunmak


kıstırılış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kıstırılma işi


kıstırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kıstırılmak işi


kıstırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kıstırma işi yapılmak


kıstırış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kıstırma işi


kıstırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kıstırmak işi

2. İçerisine peynir, kıyılmış et vb. konularak sac üzerinde pişirilen börek

3. Karnıyarık yemeği


kıstırmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak

Örnek:

1. Parmağını kapıya kıstırdı.

1. Parmağını kapıya kıstırdı.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Kaçamayacak bir duruma getirmek

Örnek:

1. Hırsızı çatı arasına kıstırdılar.

1. Hırsızı çatı arasına kıstırdılar.


kistleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kistleşmek durumu